Blog


Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Hastayı Neler bekler ?

Tüp Mide Ameliyatı midenin %80’inin alındığı ve geride kalan %20’lik hacmin kalıcı kısıtlayıcılığı getirdiği, Türkiye’de ve dünyada ilk olarak tercih edilen ve en çok uygulanan obezite ile mücadele yoludur. Tüp mide ameliyatı sonrası kalan %20’lik hacim bir tüp şekline benzetildiği için halk arasında da sıklıkla bilinen adı tüp midedir. Tüp mide ameliyatı obez kriterinde ki hastalar için sağlıklı beslenme ve egzersizi hayatlarına entegre edebilecekleri avantajlı bir yol olarak düşünülmelidir. Obez kişiler bireysel bir beslenme yolu izlediklerinde hem büyük bir mide hacmi ile hem de obezitenin getirmiş olduğu insülin direnci, vücutta eklemlerde ki ağırlıklara bağlı olarak kısıtlanmış hareket ile fiziksel aktivitenin olmayışı, ruhen ve bedenen kendini mutlu hissedememe haliyle kendini yemeğe verme gibi nedenlerden dolayı ya kilo veremeyebiliyor veya verdiği kiloları geri alması muhtemel oluyor. Fakat tüp mide ameliyatı sonrası kısıtlanmış mide hacmi fazla yemeyi engelliyor ve kişi kilo verdikçe kendini daha iyi hissediyor, sağlığı iyileşiyor, hareket kabiliyeti artıyor ve kendisini yaşamda pozitif bir döngünün içinde buluyor. Her obezite cerrahi işlemlerinde olduğu gibi tüp mide ameliyatı sonrasında da hastamızı bekleyen bir süreç ve bazı sorumluluklar oluyor.

Peki tüp mide ameliyatı sonrası hastalarımızı neler bekliyor hadi birazdan bundan bahsedelim. Tüp mide ameliyatı sonrası hastalarımızın 2 veya 3 gece hastanede yatışı olur (Bizim hastalarımızın %85 ve üzeri 2 gece sonrası taburcu oluyor). İlk gün her cerrahi ameliyatında olduğu gibi biraz ağrılı geçebilir fakat taburcu olan hastalarımızın yine %85 ve üzeri ağrı kesici kullanma ihtiyacı duymaz. İlk akşam hastalarımız yürümeye başlar, ertesi gün ise oral alım başlanarak önerdiğimiz sıvıları içmeye başlar. İlk 2 hafta uzman diyetisyenimiz eşliğinde sıvı beslenme süreci olur, ardından püreler ile birlikte katı gıda geçişini yine alanında uzman diyetisyenimizle birlikte gerçekleştirir. Hastalarımızı taburculuk sonrası direkt yürüyüşlerine başlayabilir, 15. gün sonrası yüzmeye başlayabilir ve 2. ay itibariyle ağır sporlara da başlayabilir. Biz hastalarımıza vücutta deformasyonun en az olması ve sıkı bağ dokusu için yüzmeyi ve aletli pilatesi öneriyoruz. Bununla birlikte en önemlisi ise sürdürebileceğiniz bir fiziksel aktiviteyi hayatınız içine dahil etmenizdir. Yaklaşık olarak ilk ay itibariyle hastalarımızın sürece yüksek oranda adaptasyon sağladıklarını ve ilk ay verilen ciddi kilolar ile oldukça mutlu ve enerjik olduklarını gözlemliyoruz. 2 yıl boyunca hastalarımızı takip ediyor ve bu süreçte doğruları yaşamlarına eklemeleri, yanlışları, en önemlisi ise doğru bilinen yanlışları yaşamlarından çıkarmaları için yol klavuzluğu yapmış oluyoruz. Unutulmamalıdır ki yaşamın hiçbir anında mucize yoktur. Rutin olarak hastalarımıza hep anlatırız, tüp mide ameliyatı bir mucize değildir. Kişinin üzerine düşen görev ve sorumlulukları vardır, kişi bu sorumlulukları yerine getirdiği takdirde fazla kilolarından kurtulur ve yaşamı boyunca fit ve sağlıklı kilosunu korur.


mide-botoksuna-nasil-karar-verilir.jpg

Tüp Mide ile kaç kg verilebilir ?

Tüp Mide ameliyatı sonrası kaç kilogram verilir sorusu en çok merak edilen ve hastaya heyecan uyandıran sorularından başında gelir. Tüp mide ameliyatı obezite ile mücadelede dünyada ve Türkiye’de en sıklıkla ve güvenle tercih edilen ilk yöntemdir. Tüp mide ameliyatı sonrası sürece uyumunuz ile fazla kilolarınızın %75’ini ve hatta %100’ünü vererek ideal kilonuza ulaşabilir ve önemli bir halk sağlığı olan, dünyada sigaradan sonra önlenebilir ölümlerden 2. sırayı alan hatta artık bazı ülkelerde maalesef ilk sırayı alan obeziteden kurtulabilirsiniz. Tüp mide ameliyatı sonrası ilk ay fazla kilonun yaklaşık %10 kadarı verilir (yaklaşık 10-25 kg arası), ilk 3 ay fazla olan kiloların en çok verildiği zaman dilimidir. Tüp mide ameliyatı sonrası her ay ilk ay ki gibi kilo verimi beklenmez, tüp mide ameliyatını takiben diğer aylarda hasta ideal kilosuna yaklaştıkça kilo verimi yavaşlar. Kilo verimi bireysel olarak değişmekle birlikte 18 ay devam eder, fakat hastalarımızın pek çoğu ilk 6 ay içerisinde ideal kilosuna çok yakın bir yere (ve hatta ideal kilosuna), hastalarımızın neredeyse tamamı ise ilk 1 yıl içinde fazla kilolarını vermiş olurlar. Fakat hastalarımızın şunu bilmesini isteriz ki kilo verim hızı aynı parmak izi gibi çok bireyseldir. Yaşa, cinsiyete, kiloya, yapılan egzersizin türüne, beslenme alışkanlarına, metabolizma hızına göre değişkenlikler gösterir. Erkekler de kilo verimi kadınlara oranla daha fazladır. Erkeklerde ki kas kütlesinin daha fazla oluşu, kadınlarda ki östrojen hormonunun varlığı bu kilo verim hızını etkileyen etmenlerdendir. Ancak kadın hastalarımızın endişelenmemesini isteriz çünkü doktorunun ve diyetisyeninin öneri ve diyet programlarını uygulayan kişiler tüp mide ameliyatı sonrası süreçte ilk 18 ay içerisinde hedefine ulaşacaktır. Bu bir 100 metre koşusu gibi düşünülmemelidir. Kimi başlangıçta hızlı bir çıkış yaparken kimisi son metrelerde hızını arttırarak hedefe ulaşır. Son olarak Mevlana’nın güzel bir sözüyle noktalamak isteriz.

‘Sen yola çık, yol sana gözükür.’


yeniden-kilo-alirmiyim.jpg

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Yeniden Kilo Alır mıyım ?

Tüp mide ameliyatı sonrası en çok merak edilen sorulardan bir tanesi ‘Yeniden kilo alır mıyım ? ‘ sorusudur. Tüp mide ameliyatı midenin %80’lik hacminin çıkarıldığı geriye kalan %20’lik hacimin kişiye kısıtlayıcılığı sağladığı, kalan %20’lik hacimin aynı bir tüp şeklini alıyor olmasından dolayı halk arasında tüp mide olarak bilinen sleeve gastrectomy ameliyatıdır.

Tüp mide ameliyatı kişinin beslenmesinde kalıcı kısıtlayıcılığı getirdiği için kişin besin kısıtlaması yaparak mevcut fazla kilolarını vermesini ve verdiğiyle kiloyu ömrü boyunca korumasını amaçlayan bir obeziteyle mücadele yoludur.

Tüp mide ameliyatı sonrası kişi kendisine yetecek kadar beslenmeye başladığında ve kilolarını verdikçe pozitif bir döngünün içerisinde bulur kendini. Kilo verdikçe enerjisi artmaya başlar, sabahları yorgun uyanmaktan kurtulur ve güne daha dinç bir başlangıç yapmış olur, hareket kısıtlamaları ortadan kalkar, daha rahat hareket eder ve hatta spor yapmak için kendinde güç bulduğu bir dönem yaşar, sağlıklı beslendikçe ruh halinde iyileşmeler gözükür (unutmayın ki ne yerseniz o’sunuzdur !)

istediği kıyafetleri isteği yerden rahatça bulmaya ve özgürce giymeye başlar, aynada ki görüntüsü kişiyi tatmin eder dolayısıyla sosyal ortamında daha bir iyilik hali ve özgüvene erişir. Bu ve bunun benzeri pek çok değeri kucağına alan kişi kalıcı kısıtlanmışlığın vermiş olduğu büyük destek ile sağlıklı beslenmeye ömrü boyunca devam eder. Fakat unutmayınız ki hiçbir yol mucizevi değildir. Mideye hiç ihtiyaç duymadan dil altından kana karışan yüksek enerjili pek çok yiyecek mevcut. Yani siz midenizin %80’ini de aldırsanız çikolata, dondurma, şekerleme, cips, gazlı içecekler gibi yiyecekleri rutin hayatınızda sürekli olarak tüketirseniz bu yiyecekler daha henüz midenize ulaşamadan ağızınızda sindirimi başlayarak kana karışacak ve siz yüksek enerjili kaloriyi vücudunuza almış olacaksınız. Eğer süreç bu şekilde devam ederse tüp mide ameliyatı sonrası yeterli kiloyu veremeyebilir ve verdiğiniz kiloları geri alabilirsiniz. Bu nedenle tüp mide ameliyatı sonrası alanında uzman bariatrik cerrahi uzmanı doktor ve bariatrik diyetisyenin sistematik takibinde olmanız ve önerilerine uyarak sağlıklı beslenmeyi hayatınıza entegre etmeniz oldukça önemlidir.


mide-botoksu-nedir.jpg

Tüp Mide Ameliyatı Kriterleri

Obezite gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde görülme sıklığı artarak ortaya çıkan kronik ve kompleks en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Uzman eşliğinde sağlıklı diyet programlarının ve fiziksel aktivitenin sonuç vermediği durumlarda kişi ameliyat kriterlerine uygun ise Sleeve Gastrectomy dediğimiz halk arasında Tüp Mide olarak bilinen obezite cerrahisi uygulanabilir. Tüp mide ameliyatında midenin %80’ini laparoskopik yani kapalı ameliyat yöntemi ile çıkartılmaktadır. Yetişkinlerde obeziteyi sınıflandırabilmek amacıyla ‘Beden Kütle İndeksi’ dediğimiz kilogram cinsinden kilonun boyun metre karesine bölümüyle ortaya çıkan değer baz alınır.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre obezite sınıflandırması şu şekildedir;

30.00-34.99 arası   1. Sınıf Obez,

35.00-39.99  arası  2. Sınıf Obez,

≥40.00 ve üzeri ise 3. Sınıf Obez (Morbid) olarak sınıflandırılır.

Tüp Mide Ameliyatına Uygunluk İçin;

  • BKİ> 40 kg/m2 olması ya da BKİ> 35 kg/m2 beraberinde; tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi, hiperlipidemi, reflü gibi komorbidite hastalıkların bulunması tüp mide ameliyatı için uygun kriteri oluşturur.
  • Cerrahi tedavilerden önce uygulanan medikal tedavilerde (diyetisyen desteği, fiziksel aktivite) başarısız olunması,
  • Psikolojik durumun stabil olması,
  • Kişinin herhangi bir şekilde aktif kalp hastalığı, ileri akciğer yetmezliği ve kanser gibi hastalığı olmaması
  • 18-65 yaş aralığında olan kişilere (Üst sınır ve alt sınır yaşın kişinin genel sağlık durumunun iyilik haliyle birlikte esneme payını içinde bulundurmaktadır. 18 yaş altı kişilerde hastanın obezite derecesi, hekimin kararı ve ebeveynlerinin onayı gereklidir. 65 yaş üstü kişiler için de yine obezite derecesi ile yandaş hastalıklarının varlığı ve genel sağlık durumuyla hekiminin onayı gereklidir.)
  • Hastanın diyabeti var ise ve tüm diyet ve medikal tedavi yöntemlerine karşın kontrol altına alınamıyorsa hastanın vücut indeksi 30-35 aralığında olursa dahi tüp mide ameliyatına uygundur.

Bu şartlar sağlanmadığı takdirde hastaya tüp mide ameliyatı uygulanamaz. Unutmayınız ki obezite cerrahi ameliyatları sadece estetik görünüm amacıyla yapılan ameliyatlar değildir. Vücutta aşırı yağlanma sonucu bozulmuş olan sağlığı iyileştirmek ve yaşam kalitesini arttırmak amacıyla yapılan bir sağlık ameliyatıdır.

 


mide-botoksu-nedir.jpg

Tüp mide ameliyatı nasıl yapılır?

Tüp mide çeşitleri ?

Obezite cerrahisi kişinin sağlığı bozacak ölçüde kilo alımı sonrası diyet, egzersiz ve ilaç tedavileri ile başarılı sonuç sağlayamadığı durumda kişinin kalıcı ve ortalama olarak %80 (± 15) başarılı sonuç sağladığı obezite ile mücadele yoludur. Obezite ile mücadelede gelişen teknoloji ile birlikte obezite ameliyatlarında farklı teknikler mevcuttur. Tüp mide, Gastrik By-pass, Duodenal Switch, Mini Gastrik By-Pass obezite cerrahi çeşitleridir. Obezite tedavisinde uygulanan bariatrik cerrahi yöntemleri; besin ögelerinin emilimini engelleyici malabsorbtif yöntemler ve besin alımını kısıtlayıcı restriktif yöntemler olmak üzere ikiye ayrılır. Aynı zamanda hem emilimi engelleyici hem de besin alımını kısıtlayıcı kombine yöntemlerde mevcuttur. Kısıtlayıcı yöntemler; İntragastrik Balon, Gastrik Pacing, Vertikal Band Gastroplasti (VBG), Laparoskopik Ayarlanabilir Gastrik Band (LAGB), Laparoskopik Sleeve Gastrektomi’dir (LSG) (Tüp Mide). Emilim engelleyici yöntemler; Biliopankreatik Diversiyon (BPD), Jejunoileal Bypass (JIB) iken kombine yöntemler; Biliopankreatik Diversiyon-Duedonal Switch (BPD-DS), Roux en Y Gastrik Bypass (RYGB) ve Mini Gastrik Bypass’dır (MGB). Fakat unutulmamalı ki her ameliyat her hasta için uygun değildir. Hastanın tanısı ve değerlendirilmesi sonucu hasta için uygun ameliyat tekniğine hekim hastası ile birlikte karar verir. Bu ameliyat teknikleri arasından ise halk arasında mide küçültme ameliyatı olarak bilinen, Türkiye’de ve Dünya’da en çok uygulanan obezite ameliyatı Sleeve Gastrektomi yani Tüp Mide Ameliyatı’dır.

Tüp mide ameliyatı laparoskopik (kapalı ameliyat tekniği) uygulanan, yani cerrahın cilt üzerinden büyük kesiler açmadan, 0.5 cm’lik küçük kesiler ile karın boşluğuna ulaştığı cerrahi bir tekniktir. Bu ameliyat tekniği sayesinde ameliyat riskleri daha aza indirgenir. Daha az kanama riskleri, daha az ameliyat sonrası ağrı, daha kısa ameliyat sonrası hastane yatışı, günlük yaşama ve çalışma hayatına daha erken dönüş, kozmetik görünümde daha az kaygı gibi avantajları barındırır. Tüp mide ameliyatında küçük kesiler ile karın boşluğuna ulaştıktan sonra midenin %80’i kesilerek çıkarılır. Midenin %80’inin kesilerek vücuttan ayrılması sonucu midenin ince ve uzun bir tüp şeklini alması amaçlanır. Geriye kalan ve aslında sanılanın aksine kişinin yaşamsal ihtiyaçlarını ve sağlığını sürdürmesine yetecek olan %20’lik hacimin kısıtlanmış besin alımı ile birlikte hasta zayıflayarak sağlıklı beden görünümüne ulaşır. Tüp mide ameliyatında çıkarılan %80’lik  parçada bulunan ghrelin hormunu yani açlık hormonunun çıkarılmasıyla hastanın ameliyat sonrası iştahı azalır ve tüp mide ameliyatı sonrası süreçte uyumluluk hali gözükür. Midenin giriş ve çıkış bölümlerinde bir müdahalede bulunulmadığı için sindirim sistemi rahatlıkla görevine devam eder. Bu bakımdan tüp mide ameliyatı risk ve daha sonra oluşabilecek komplikasyonlar açısından diğer bariatrik ameliyat seçeneklerine göre riski daha düşük bir yöntemdir.


mide-botoksu-nedir.jpg

Tüp Mide Nedir ?

Tüp Mide Ameliyatı ülkemizde ve dünyada en çok kabul gören ve uygulanan laparoskopik cerrahi (kapalı ameliyat) yöntemiyle midenin %80’lik kısmının çıkarıldığı, midenin ince uzun bir tüp halini alması nedeniyle ‘Tüp Mide’ olarak adlandırılan bir obezite tedavi yöntemidir. Tüp mide ameliyatı laparoskopik cerrahi yöntemiyle yapıldığı için büyük kesiler yapılmadan, karnın ön duvarından 0,5 cm’lik delikler açılarak uygulanan cerrahi bir yoldur. Tüp mide ameliyatı sağlık amaçlı uygulanan, uygulanabilmesi için kişinin Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenmiş kriterlere uygunluğu gerekir. Tüp mide, midenin %80’lik kısmının çıkarılması ve kalan %20’lik hacmin kısıtlayıcılığı ile midenin hacminin küçültülmesini amaçlayan kalıcı bir obezite tedavi yöntemidir. Tüp mide ameliyatından sonra çıkarılan %80’lik kısımda bulunan açlık hormonunun salgılandığı yerin çıkarılmasıyla açlık ve iştah ile ilgili süreç içerisine uyumluluk sağlanır. Mide hacminin küçülmesi ve kişinin yeme isteğinin azalması ile birlikte kişi kilo verme sürecine başlamış olur. Tüp mide ameliyatı sonrası kişi bireysel farklılıklar göstermekle birlikte 6. ve 18. aylarda ideal kilosuna veya ideal kilosuna yakın bir yere ulaşır.


mide-botoksu-nedir.jpg

Mide Botoksu Etkisi Ne Kadar Sürer ?

Mide botoksu ameliyatsız obezite tedavisinin etkin yollarından biridir. Mide botoksu mide içerisinde ki sinir ve kasların etkisizleştirilmesi prensibiyle iştahın azalmasını sağlar ve midede ki kasların kasılma yetisini kısıtladığı için midenin boşalma zamanını geciktirir. Bu etki prensibi sayesinde kişinin kilo vermesini sağlar. Mide botoksunun etkisi 3-7 gün içerisinde iştahta ve açlık hissinde ki azalma, tokluk hissini daha uzun süre hissetme etkisini maksimum seviyelerde gösterir. Bu etkisi 4-6 ay kadar sürer. Tıpkı kozmetik amaçlı alına yapılan botoks enjeksiyonu gibi 4. Ay sonrası etkisi giderek azalır ve 6. Ay sonunda etkisini kaybeder. Kişi bu zaman aralığında mide botoksunun katkısıyla hekiminin ve diyetisyeninin kişiye özel önerileriyle birlikte sağlıklı beslenme düzeni oluşturmalı ve bu sağlıklı beslenmeyle birlikte düzenli ve sürdürebileceği bir fiziksel aktiviteyi hayatına dahil etmelidir. Mide botoksu etkisinin bitmesi olan 6. Aydan sonra gerekli görülürse mideye ikinci ve üçüncü dozlar uygulanabilir.

Kimler Mide Botoksu Yaptırabilir ?

Mide Botoksu uygulaması fazla kilosu olan herkes için uygulanabilir. Mide botoksu cerrahi bir tedavi yöntemi istemeyen, obezite ameliyatına uygun olmayan fakat fazla kilosu olan kişiler için uygundur. Mide botoksu işlemini yaptırabilmek için bazı kriterler mevcuttur. Mide botoksu 16-65 yaş arası olup vücut kütle indeksi (vücut ağırlığının, boyun metre karesine bölünmesiyle hesaplanır) 25-40 olan kişiler için önerilebilir. 40 vücut kütle indeksi ve üzerinde ki kişiler için daha etkin kilo verme yönteminin obezite cerrahisi olduğunu söyleyebiliriz. Mide botoksu işlemi uygulanacak kişinin botulinum toksinine alerjisi bulunmamalı ve hastada kas sinir hastalığı olmamalıdır. Mide botoksu midesinde gastrik veya ülser olan hastalara da uygulanamaz. Öncelikle hastalığın uygun tedavileri gerçekleştirilir ardından mide botoksu işlemi uygulanabilir. Mide botoksu gebeler için de uygun değildir diyebiliriz. Emziren hastalar için ise emzirme dönemi göz önünde bulundurulmalıdır. Emziren hastanın doktorunun izni ile uygunluğu saptanırsa mide botoksu uygulanabilir.


mide-botoksu-cesitleri-nelerdir.jpg

Mide Botoksu Çeşitleri Nelerdir ?

Mide Botoksu günümüzde oldukça popüler olan, uygulanabilirliği ve fazla kilosu olan kişilerin ameliyatsız kilolarından kurtulabildiği, diğer bariatrik işlemlere kıyasla da daha ekonomik olan konforlu bir yöntemdir. Botoks yılladır süregelen ve özellikle kozmetik alanda sıkça duyduğumuz bir terim. Yine medikal estetik tarafında nörolojik hastalıkların (örneğin; tik tedavisi, yüz felci, migren vb.) tedavisinde kullanılan tüm sağlık sektörü için oldukça önem arz eden bir tedavi yöntemidir. Botoks, botulinum toksinin kısa adıdır. İçeriği saflaştırılmış protein olan Botulinum toksinclostridium botulinum bakterileri tarafından üretilen bir grup moleküldür. Toksin olarak adlandırılmasının nedeni; belirli sinir tiplerinin hareketini bloke etmesidir. Botoks hareketi kısıtlanmak istenen kas grubuna uygulandığında uygulanan yerde ki kasların hareketini sınırlar.

Mide botoksun da ki amaçta midenin açlık ve tokluk noktalarına yeterli miktarda botulinum toksinini enjekte ederek orada ki kasların aktivitesini sınırlandırarak açlığı azaltarak, midenin boşalma hızını yavaşlatıp tokluk hissini arttırmaktır. Günümüz de botoksun kullanım alanları kozmetik alanın dışında ruhsal ve sağlık amacı taşımaktadır. Mide botoksunun başarılı ve etkin olabilmesi için soğuk zincir kuralına uygun ve orijinal marka botoks kullanılmalıdır. Bilindiği üzere piyasa da kullanım amaçlarına göre pek çok botoks çeşidi bulunmaktadır. Sağlık amaçlı olarak uygulanan mide botoksu uygulamasında da doğru ve orjinal botoksu kullanıyor olmak mide botoksu başarısı için oldukça önemlidir. Yine aynı zamanda mide botoksunun etkinliğini koruması için botoksun soğuk zincir kurallarına uygun olarak taşınması önem arz eder.

 


mide-botoksu-nasil-uygulanir.jpg

Mide Botoksu Nasıl Uygulanır ?

Mide botoksu işlemi midenin uygun kısımlarına botulinum toksini enjeksiyonuyla kasların kasılmasını sınırlandırarak hastada mide boşaltmasına geciktirerek iştah kaybı sağlayan ve bu sayede hastanın fazla kilolarından kurtulmasını sağlayan bir obezite tedavi yöntemidir.

Mide botoksu cerrahi bir yöntem değildir, kesi uygulanmaz. Mide botoksu işlemine karar veren ve işleme uygunluğu olan hasta için öncesinde yaklaşık 6-8 saat kadar açlık istenmektedir. Genel anestezi gerektirmemekle birlikte anestezi doktoru mide botoksu uygulanacak hastayı görüp değerlendirir. Mide botoksu işlemine uygun olan hasta sedasyon ile uyutulur, endoskopi yöntemiyle midenin üst bölgesinde bulunan ghrelin hormonu salgılanan yani ‘açlık hormonu’ olarakta bilinen kişilerin iştah durumunu düzenleyen bölgeye ve midenin alt kısmında bulunan leptin hormonu yani ‘tokluk hormonu’ olarak bilinen hormonların salgılandığı bölgelere botulinum toksini enjeksiyonu yapılarak bu bölgedeki kasların aktivasyonu sınırlandırılır. Bu sayede kişinin açlık hissiyatı azalır ve tokluk süresi uzar. İşlem yaklaşık olarak 15-20 dakika kadar sürer ve ardından hasta uyandırılır. Uygulanan mide botoksu işlemi oldukça konforlu bir işlem olarak işlem esnasında ve sonrasında hasta acı, ağrı, bulantı, yanma hissetmez. Hasta uyandıktan sonra herhangi bir endoskopi görmüş hasta gibidir. Mide botoksu sonrası hastanın hastanede yatışına gerek yoktur. Mide botoksu uygulaması sonrası hasta yaklaşık birkaç saat müşahede altında tutulduktan sonra gündelik hayatına dönebilir.


mide-botoks-fiyatlari.jpg

Mide Botoksu Fiyatları ?

Mide Botoksu  ameliyatsız, ağrısız, acısız  ve diğer bariatrik işlemlere kıyasla daha ekonomik bir kilo verme yöntemi olarak fazla kilosu olan kişilerce oldukça sık tercih edilen bir yöntemdir. Mide botoksu uygulamalarında ücretleri konusunda farklı fiyatlandırma skalaları ile karşılaşılmaktadır. Mide botoksu işleminin ücret aralığı oldukça değişiklik gösterebiliyor. Burada fiyatı etkileyecek en önemli etkenlerden bahsedecek olursak eğer işlemin yapılacağı klinik ve ekip oldukça büyük önem arz etmektedir. Mide botoksu işlemini uygulayacak doktorun bilgi ve tecrübesi mide botoksundan fayda sağlayabilmek için en önemli etkenlerdendir. Çünkü mide botoksunda midenin uygun yerine etkin ve uygun dozda yapılan enjeksiyonlar kişiye katkı sağlamaktadır. Ayrıca mide botoksu işlemi sonrasında ekibin hastayı takibi önemli bir parametredir.

Şu anda piyasada pek çok kliniğin işlemi yaptıktan sonra hastayı bir daha görmeyerek bilmediği bu yolda kaderiyle baş başa bıraktığını görmekteyiz. Mide botoksu işlemi sonrası  doktorun takibiyle birlikte bariatrik alanda uzmanlaşmış bir bariatrik cerrahi diyetisyeninin hastayı düzenli takibi bu yolda hastayı başarıya ulaştıracak en önemli argümandır.  Mide botoksu günümüzde oldukça popüler bir uygulama haline gelmekle birlikte piyasada da oldukça farklı marka ve firmalar piyasada pazar payı edinmeye çalışmaktadır. Piyasada oldukça ucuz tabiri caizse merdiven altı ürünler bulunmaktadır. Mide botoksunun etkinliği için doğru botoks seçimi ve botoksun soğuk zincir kurallarına uygun taşınması şarttır.




Yasal Uyarı


Bu web sitesi sağlık hizmeti vermemektedir, insanları bilgilendirmek ve sitemiz hakkında bilgi vermek amacı ile hizmet etmektedir. İnternet sitesinde yer alan bilgiler hastalıkların tanı veya tedavisinde kullanılmak üzere verilmez. Site içeriğimizde yer alan bilgiler tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak sorumluluk siteyi ziyaret eden kişiye aittir.




    Adınız

    Telefon No

    Sorunuz



    İletişim Bilgileri


    Adres: Küçükbakkalköy, QBMED Plaza, Işıklar Cd. No:37, 34750 Ataşehir/İstanbul



    Çalışma Saatleri: Hafta İçi: 09:00 – 17:00, Cumartesi: 09:00 – 13:00


    Designed by ROAS Project Dijital Pazarlama 2021. All rights reserved.