Safra Kesesi

Safra kesesi karaciğerden salgılanan safranın toplandığı, karacigerin alt kısmında bulunan torba şeklinde bir organdır. Karaciğerden günde yaklaşık olarak 500-1500 ml kadar safra salgılanıyor ve bağırsaklardan yağlarla bazı vitaminlerin emilimini sağlamak başta olmak üzere çeşitli fonksiyonları yerine getiriyor.Safra kesesi bu oluşan safranın bir kısmını depolayarak özellikle yağlı gıdalar,çikolata,yumurta gibi gıdaların tüketilmesiyle kasılarak içeriğini onikiparmak bağırsağına boşaltıp sindirime yardımcı olur.

Safra Kesesi Taşları Nasıl Oluşur?

Safra kesesinin normal akışkanlığında sorun olmaz iken,uzun süren açlıklar gibi durumlarda safra akışkanlığı azalıp tortu oluşturmaya başlar.Oluşan bu tortu safra kesesi taşlarına zemin hazırlar.Safra kesesi taşları çoğunlukla kolesterol kristallerinden oluşan yumuşak,gri-kahverengi,kolay ezilebilen taşlardır.Çok azı kalsiyum ve bilirubinden oluşan siyah,sert pigment taşlarıdır.

Safra Kesesi İltihabı (Kolesistit) Nedir

Safra kesesi taşları çoğunlukla herhangi bir şikayete yolaçmaksızın sessiz olarak safra kesesinde bulunurlar.check up,başka hastalıkların tanısı konma esnasında yapılan tetkiklerde rastlantısal olarak bulunurlar.Oluşan taşların safra kesesi kanalını tıkaması halinde safra akışı engellenir kese duvarında ödem gelişir,damarlanması bozulur.Taşların sayısının fazlalığı,milimetrik boyutta ‘’küçük taşlar’’ olması ve 2-3 cm den büyük çaplarda olması safra kesesi iltihabı olasılığını arttırmaktadır. Tıkanıklığın daha da uzun sürmesiyle kese duvarında çürüme ve delinme meydana gelebilir.Bu durum sıklıkla KARIN AĞRISI olarak belirti verir.Ağrı karın sağ üst tarafında,sırtta sağ kürek kemiğinin altında hissedilir.Ağrıya ek olarak;hazımsızlık,şişkinlik gibi şikayetler eklenebilir.Safra kessesinin delinmesi halinde ise nefesi kesen,çok şiddetli karın hastalığı ile ortaya çıkan acil ameliyatlık karın hastalığı (akut batın sendromu) gelişir.Ki bu noktada zaman önemlidir,en kısa zamanda bir genel cerrahi uzmanına görünmek gerekmektedir.

Safra Kesesi Taşlarına Bağlı Diğer Hastalıklar

Özellikle milimetrik boyuttaki küçük taşların karaciğerden onikiparmak bağırsağına bağlanan ana safra kanalına düşerek ana safra kanalını tıkamasına bağlı;idrarın rengini koyulaştıran,mikropsuz sarılık olarak adlandırılan tıkanma sarılığını yapabilen,aralıklı olarak artan azalan ‘’kolik ağrı’’ dediğimiz durumu oluşturan,karaciğerde anlamlı hasar oluşturabilecek hastalık gelişebilir.Eğer bulgulara enfeksiyon ve ateş te eklenirse KOLANJİT olarak adlandırılan safra yolu iltihaplanması gelişebilir.

Taş veya taşlar safra kanalının onikiparmak bağırsağına açılan kanal ağzını tıkar ise çok ciddi bir hastalık olan PANKREATİTE yolaçabilir.Pankreatit çok hafif bir şekilde atlatılabilir aynı zamanda da yoğun bakım gereksinimi oluşturabilecek ve hatta ölümcül süreçle sonlanabilecek kadar şiddetli yaşanabilir.

Yatkınlık Grupları

40 yaş üzeri olanlarda,kadınlarda,kilolu kişilerde,beyaz tenlilerde daha sıklıkla rastlanmaktadır.

Tanı

  • Hastanın öyküsünün dinlenmesi ve fizik muayenesi
  • Tam kan sayımı,karaciğer ve safra yollarının durumunu belirlemeye yarayan biyokimyasal tetkikler
  • En kolay ve hızlı tanıya götürebilecek yöntem olan ultrasonografi(USG)
  • Bazı gerekli vakalarda batın tomografisi ve özellikle safra yolları sorunların ortaya koymak için manyetik rezonanslı kolanjiyografi(MRCP)
  • Safra yolları sorunlarını ortaya koyabilecek ve aynı zamanda buradaki taşların temizlenebilmesini de sağlayabilen ERCP denilen endoskopik işlem

Tedavisi

Çoğunlukla rastlantısal olarak bulunan rahatsızlık yapmayan safra kesesi taşlarını ve 70-75 yaş ve üzeri yaşlardaki akut kolesistit dediğimiz iltihaplı safra kesesi durumu dışındaki hastaları genellikle operasyonsuz takip edilmesini öneriyoruz.

  • Safra kesesi kanalını tıkama ve ana safra kanalına dökülüp burada tıkanıklık yapabilme riski taşıyan milimetrik çaplı taşlara sahip safra keseleri
  • 2 cm den büyük olup kronik safra kese iltihaplanması ve oldukça düşük riskle de olsa safra kesesi kanseri ihtimali oluşturan taşlar
  • Çaplarına bakılmaksızın ağrı,hazımsızlık,şişkinlik ve benzeri şikayetleri oluşturan taşlar
  • Safra kesesinde taş barındıran;hızlı enfeksiyon riski,delinme,ağrının hissinin azalması gibi olasılıklara yolaçabilen şeker hastalığı varlığında
  • 5 mm çapından büyük(özellikle 10 mm üzeri) safra kesesi polipleri(etsi çıkıntılar) ve hızlı büyüme gösteren poliplerin varlığında
  • Taş içermeyen fakat iltihaplı safra kesesi hastalığı(AKALKÜLÖZ KOLESİSTİT) bulunan hastalara
  • İltihaplı safra kesesi hastalığı(KOLESİSTİT) ve safra kesesi delinmesinde AMELİYAT önerilmektedir.

Ameliyatta LAPAROSKOPİK(KAPALI) yöntem;karın kaslarının kesilmeyecek olması,daha erken ev ve iş hayatına geçiş olasılığı,yara yeri enfeksiyonunun-fıtıklaşmasının daha düşük olasılığı ve daha iyi kozmetik görünüm nedeniyle altın standart olarak kabul görmektedir. 3 veya 4 adet 1 cm çaplı cilt kesilerinden girilerek SAFRA KESESİ İLE BİRLİKTE SAFRA KESESİ TAŞLARI alınarak ortalama 20 dakikalık bir cerrahi işlemdir.Laparoskopik ameliyatın 1-2 oranında açık ameliyata geçiş olasılığı mevcuttur.
Son aylardaki gebelerde,solunum fonksiyonlarını bozacak kadar ileri düzeydeki kronik tıkayıcı solunum yolu hastalıklarında(KOAH),ileri derecede yapışıklık oluşturabilecek üst sindirim sistemi hastalıkları ve karaciğer hastalıkları ameliyatları öyküsü bulunanlarda açık safra kesesi operasyonu tercih edilebilir.

Laparoskopik ameliyat sonrası 1 açık ameliyat sonrası 1-2 gece hastanede yatış sonrası hastalar taburcu edilip evine gönderilir
Safra kesesinin ameliyatla alınması hastada anlamlı bir sağlık sorunu oluşturmamaktadır.