Latest news

Classic list

Globally incubate standards compliant channels before scalable benefits. Quickly disseminate superior deliverables whereas web-enabled applications.
mide-botoksu-nedir.jpg

Tüp Mide Ameliyatı Kriterleri

Obezite gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde görülme sıklığı artarak ortaya çıkan kronik ve kompleks en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Uzman eşliğinde sağlıklı diyet programlarının ve fiziksel aktivitenin sonuç vermediği durumlarda kişi ameliyat kriterlerine uygun ise Sleeve Gastrectomy dediğimiz halk arasında Tüp Mide olarak bilinen obezite cerrahisi uygulanabilir. Tüp mide ameliyatında midenin %80’ini laparoskopik yani kapalı ameliyat yöntemi ile çıkartılmaktadır. Yetişkinlerde obeziteyi sınıflandırabilmek amacıyla ‘Beden Kütle İndeksi’ dediğimiz kilogram cinsinden kilonun boyun metre karesine bölümüyle ortaya çıkan değer baz alınır.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre obezite sınıflandırması şu şekildedir;

30.00-34.99 arası   1. Sınıf Obez,

35.00-39.99  arası  2. Sınıf Obez,

≥40.00 ve üzeri ise 3. Sınıf Obez (Morbid) olarak sınıflandırılır.

Tüp Mide Ameliyatına Uygunluk İçin;

  • BKİ> 40 kg/m2 olması ya da BKİ> 35 kg/m2 beraberinde; tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi, hiperlipidemi, reflü gibi komorbidite hastalıkların bulunması tüp mide ameliyatı için uygun kriteri oluşturur.
  • Cerrahi tedavilerden önce uygulanan medikal tedavilerde (diyetisyen desteği, fiziksel aktivite) başarısız olunması,
  • Psikolojik durumun stabil olması,
  • Kişinin herhangi bir şekilde aktif kalp hastalığı, ileri akciğer yetmezliği ve kanser gibi hastalığı olmaması
  • 18-65 yaş aralığında olan kişilere (Üst sınır ve alt sınır yaşın kişinin genel sağlık durumunun iyilik haliyle birlikte esneme payını içinde bulundurmaktadır. 18 yaş altı kişilerde hastanın obezite derecesi, hekimin kararı ve ebeveynlerinin onayı gereklidir. 65 yaş üstü kişiler için de yine obezite derecesi ile yandaş hastalıklarının varlığı ve genel sağlık durumuyla hekiminin onayı gereklidir.)
  • Hastanın diyabeti var ise ve tüm diyet ve medikal tedavi yöntemlerine karşın kontrol altına alınamıyorsa hastanın vücut indeksi 30-35 aralığında olursa dahi tüp mide ameliyatına uygundur.

Bu şartlar sağlanmadığı takdirde hastaya tüp mide ameliyatı uygulanamaz. Unutmayınız ki obezite cerrahi ameliyatları sadece estetik görünüm amacıyla yapılan ameliyatlar değildir. Vücutta aşırı yağlanma sonucu bozulmuş olan sağlığı iyileştirmek ve yaşam kalitesini arttırmak amacıyla yapılan bir sağlık ameliyatıdır.

 


mide-botoksu-nedir.jpg

Tüp mide ameliyatı nasıl yapılır?

Tüp mide çeşitleri ?

Obezite cerrahisi kişinin sağlığı bozacak ölçüde kilo alımı sonrası diyet, egzersiz ve ilaç tedavileri ile başarılı sonuç sağlayamadığı durumda kişinin kalıcı ve ortalama olarak %80 (± 15) başarılı sonuç sağladığı obezite ile mücadele yoludur. Obezite ile mücadelede gelişen teknoloji ile birlikte obezite ameliyatlarında farklı teknikler mevcuttur. Tüp mide, Gastrik By-pass, Duodenal Switch, Mini Gastrik By-Pass obezite cerrahi çeşitleridir. Obezite tedavisinde uygulanan bariatrik cerrahi yöntemleri; besin ögelerinin emilimini engelleyici malabsorbtif yöntemler ve besin alımını kısıtlayıcı restriktif yöntemler olmak üzere ikiye ayrılır. Aynı zamanda hem emilimi engelleyici hem de besin alımını kısıtlayıcı kombine yöntemlerde mevcuttur. Kısıtlayıcı yöntemler; İntragastrik Balon, Gastrik Pacing, Vertikal Band Gastroplasti (VBG), Laparoskopik Ayarlanabilir Gastrik Band (LAGB), Laparoskopik Sleeve Gastrektomi’dir (LSG) (Tüp Mide). Emilim engelleyici yöntemler; Biliopankreatik Diversiyon (BPD), Jejunoileal Bypass (JIB) iken kombine yöntemler; Biliopankreatik Diversiyon-Duedonal Switch (BPD-DS), Roux en Y Gastrik Bypass (RYGB) ve Mini Gastrik Bypass’dır (MGB). Fakat unutulmamalı ki her ameliyat her hasta için uygun değildir. Hastanın tanısı ve değerlendirilmesi sonucu hasta için uygun ameliyat tekniğine hekim hastası ile birlikte karar verir. Bu ameliyat teknikleri arasından ise halk arasında mide küçültme ameliyatı olarak bilinen, Türkiye’de ve Dünya’da en çok uygulanan obezite ameliyatı Sleeve Gastrektomi yani Tüp Mide Ameliyatı’dır.

Tüp mide ameliyatı laparoskopik (kapalı ameliyat tekniği) uygulanan, yani cerrahın cilt üzerinden büyük kesiler açmadan, 0.5 cm’lik küçük kesiler ile karın boşluğuna ulaştığı cerrahi bir tekniktir. Bu ameliyat tekniği sayesinde ameliyat riskleri daha aza indirgenir. Daha az kanama riskleri, daha az ameliyat sonrası ağrı, daha kısa ameliyat sonrası hastane yatışı, günlük yaşama ve çalışma hayatına daha erken dönüş, kozmetik görünümde daha az kaygı gibi avantajları barındırır. Tüp mide ameliyatında küçük kesiler ile karın boşluğuna ulaştıktan sonra midenin %80’i kesilerek çıkarılır. Midenin %80’inin kesilerek vücuttan ayrılması sonucu midenin ince ve uzun bir tüp şeklini alması amaçlanır. Geriye kalan ve aslında sanılanın aksine kişinin yaşamsal ihtiyaçlarını ve sağlığını sürdürmesine yetecek olan %20’lik hacimin kısıtlanmış besin alımı ile birlikte hasta zayıflayarak sağlıklı beden görünümüne ulaşır. Tüp mide ameliyatında çıkarılan %80’lik  parçada bulunan ghrelin hormunu yani açlık hormonunun çıkarılmasıyla hastanın ameliyat sonrası iştahı azalır ve tüp mide ameliyatı sonrası süreçte uyumluluk hali gözükür. Midenin giriş ve çıkış bölümlerinde bir müdahalede bulunulmadığı için sindirim sistemi rahatlıkla görevine devam eder. Bu bakımdan tüp mide ameliyatı risk ve daha sonra oluşabilecek komplikasyonlar açısından diğer bariatrik ameliyat seçeneklerine göre riski daha düşük bir yöntemdir.


mide-botoksu-nedir.jpg

Tüp Mide Nedir ?

Tüp Mide Ameliyatı ülkemizde ve dünyada en çok kabul gören ve uygulanan laparoskopik cerrahi (kapalı ameliyat) yöntemiyle midenin %80’lik kısmının çıkarıldığı, midenin ince uzun bir tüp halini alması nedeniyle ‘Tüp Mide’ olarak adlandırılan bir obezite tedavi yöntemidir. Tüp mide ameliyatı laparoskopik cerrahi yöntemiyle yapıldığı için büyük kesiler yapılmadan, karnın ön duvarından 0,5 cm’lik delikler açılarak uygulanan cerrahi bir yoldur. Tüp mide ameliyatı sağlık amaçlı uygulanan, uygulanabilmesi için kişinin Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenmiş kriterlere uygunluğu gerekir. Tüp mide, midenin %80’lik kısmının çıkarılması ve kalan %20’lik hacmin kısıtlayıcılığı ile midenin hacminin küçültülmesini amaçlayan kalıcı bir obezite tedavi yöntemidir. Tüp mide ameliyatından sonra çıkarılan %80’lik kısımda bulunan açlık hormonunun salgılandığı yerin çıkarılmasıyla açlık ve iştah ile ilgili süreç içerisine uyumluluk sağlanır. Mide hacminin küçülmesi ve kişinin yeme isteğinin azalması ile birlikte kişi kilo verme sürecine başlamış olur. Tüp mide ameliyatı sonrası kişi bireysel farklılıklar göstermekle birlikte 6. ve 18. aylarda ideal kilosuna veya ideal kilosuna yakın bir yere ulaşır.


mide-botoksu-nedir.jpg

Mide Botoksu Etkisi Ne Kadar Sürer ?

Mide botoksu ameliyatsız obezite tedavisinin etkin yollarından biridir. Mide botoksu mide içerisinde ki sinir ve kasların etkisizleştirilmesi prensibiyle iştahın azalmasını sağlar ve midede ki kasların kasılma yetisini kısıtladığı için midenin boşalma zamanını geciktirir. Bu etki prensibi sayesinde kişinin kilo vermesini sağlar. Mide botoksunun etkisi 3-7 gün içerisinde iştahta ve açlık hissinde ki azalma, tokluk hissini daha uzun süre hissetme etkisini maksimum seviyelerde gösterir. Bu etkisi 4-6 ay kadar sürer. Tıpkı kozmetik amaçlı alına yapılan botoks enjeksiyonu gibi 4. Ay sonrası etkisi giderek azalır ve 6. Ay sonunda etkisini kaybeder. Kişi bu zaman aralığında mide botoksunun katkısıyla hekiminin ve diyetisyeninin kişiye özel önerileriyle birlikte sağlıklı beslenme düzeni oluşturmalı ve bu sağlıklı beslenmeyle birlikte düzenli ve sürdürebileceği bir fiziksel aktiviteyi hayatına dahil etmelidir. Mide botoksu etkisinin bitmesi olan 6. Aydan sonra gerekli görülürse mideye ikinci ve üçüncü dozlar uygulanabilir.

Kimler Mide Botoksu Yaptırabilir ?

Mide Botoksu uygulaması fazla kilosu olan herkes için uygulanabilir. Mide botoksu cerrahi bir tedavi yöntemi istemeyen, obezite ameliyatına uygun olmayan fakat fazla kilosu olan kişiler için uygundur. Mide botoksu işlemini yaptırabilmek için bazı kriterler mevcuttur. Mide botoksu 16-65 yaş arası olup vücut kütle indeksi (vücut ağırlığının, boyun metre karesine bölünmesiyle hesaplanır) 25-40 olan kişiler için önerilebilir. 40 vücut kütle indeksi ve üzerinde ki kişiler için daha etkin kilo verme yönteminin obezite cerrahisi olduğunu söyleyebiliriz. Mide botoksu işlemi uygulanacak kişinin botulinum toksinine alerjisi bulunmamalı ve hastada kas sinir hastalığı olmamalıdır. Mide botoksu midesinde gastrik veya ülser olan hastalara da uygulanamaz. Öncelikle hastalığın uygun tedavileri gerçekleştirilir ardından mide botoksu işlemi uygulanabilir. Mide botoksu gebeler için de uygun değildir diyebiliriz. Emziren hastalar için ise emzirme dönemi göz önünde bulundurulmalıdır. Emziren hastanın doktorunun izni ile uygunluğu saptanırsa mide botoksu uygulanabilir.


mide-botoksu-cesitleri-nelerdir.jpg

Mide Botoksu Çeşitleri Nelerdir ?

Mide Botoksu günümüzde oldukça popüler olan, uygulanabilirliği ve fazla kilosu olan kişilerin ameliyatsız kilolarından kurtulabildiği, diğer bariatrik işlemlere kıyasla da daha ekonomik olan konforlu bir yöntemdir. Botoks yılladır süregelen ve özellikle kozmetik alanda sıkça duyduğumuz bir terim. Yine medikal estetik tarafında nörolojik hastalıkların (örneğin; tik tedavisi, yüz felci, migren vb.) tedavisinde kullanılan tüm sağlık sektörü için oldukça önem arz eden bir tedavi yöntemidir. Botoks, botulinum toksinin kısa adıdır. İçeriği saflaştırılmış protein olan Botulinum toksinclostridium botulinum bakterileri tarafından üretilen bir grup moleküldür. Toksin olarak adlandırılmasının nedeni; belirli sinir tiplerinin hareketini bloke etmesidir. Botoks hareketi kısıtlanmak istenen kas grubuna uygulandığında uygulanan yerde ki kasların hareketini sınırlar.

Mide botoksun da ki amaçta midenin açlık ve tokluk noktalarına yeterli miktarda botulinum toksinini enjekte ederek orada ki kasların aktivitesini sınırlandırarak açlığı azaltarak, midenin boşalma hızını yavaşlatıp tokluk hissini arttırmaktır. Günümüz de botoksun kullanım alanları kozmetik alanın dışında ruhsal ve sağlık amacı taşımaktadır. Mide botoksunun başarılı ve etkin olabilmesi için soğuk zincir kuralına uygun ve orijinal marka botoks kullanılmalıdır. Bilindiği üzere piyasa da kullanım amaçlarına göre pek çok botoks çeşidi bulunmaktadır. Sağlık amaçlı olarak uygulanan mide botoksu uygulamasında da doğru ve orjinal botoksu kullanıyor olmak mide botoksu başarısı için oldukça önemlidir. Yine aynı zamanda mide botoksunun etkinliğini koruması için botoksun soğuk zincir kurallarına uygun olarak taşınması önem arz eder.

 


mide-botoksu-nasil-uygulanir.jpg

Mide Botoksu Nasıl Uygulanır ?

Mide botoksu işlemi midenin uygun kısımlarına botulinum toksini enjeksiyonuyla kasların kasılmasını sınırlandırarak hastada mide boşaltmasına geciktirerek iştah kaybı sağlayan ve bu sayede hastanın fazla kilolarından kurtulmasını sağlayan bir obezite tedavi yöntemidir.

Mide botoksu cerrahi bir yöntem değildir, kesi uygulanmaz. Mide botoksu işlemine karar veren ve işleme uygunluğu olan hasta için öncesinde yaklaşık 6-8 saat kadar açlık istenmektedir. Genel anestezi gerektirmemekle birlikte anestezi doktoru mide botoksu uygulanacak hastayı görüp değerlendirir. Mide botoksu işlemine uygun olan hasta sedasyon ile uyutulur, endoskopi yöntemiyle midenin üst bölgesinde bulunan ghrelin hormonu salgılanan yani ‘açlık hormonu’ olarakta bilinen kişilerin iştah durumunu düzenleyen bölgeye ve midenin alt kısmında bulunan leptin hormonu yani ‘tokluk hormonu’ olarak bilinen hormonların salgılandığı bölgelere botulinum toksini enjeksiyonu yapılarak bu bölgedeki kasların aktivasyonu sınırlandırılır. Bu sayede kişinin açlık hissiyatı azalır ve tokluk süresi uzar. İşlem yaklaşık olarak 15-20 dakika kadar sürer ve ardından hasta uyandırılır. Uygulanan mide botoksu işlemi oldukça konforlu bir işlem olarak işlem esnasında ve sonrasında hasta acı, ağrı, bulantı, yanma hissetmez. Hasta uyandıktan sonra herhangi bir endoskopi görmüş hasta gibidir. Mide botoksu sonrası hastanın hastanede yatışına gerek yoktur. Mide botoksu uygulaması sonrası hasta yaklaşık birkaç saat müşahede altında tutulduktan sonra gündelik hayatına dönebilir.


mide-botoks-fiyatlari.jpg

Mide Botoksu Fiyatları ?

Mide Botoksu  ameliyatsız, ağrısız, acısız  ve diğer bariatrik işlemlere kıyasla daha ekonomik bir kilo verme yöntemi olarak fazla kilosu olan kişilerce oldukça sık tercih edilen bir yöntemdir. Mide botoksu uygulamalarında ücretleri konusunda farklı fiyatlandırma skalaları ile karşılaşılmaktadır. Mide botoksu işleminin ücret aralığı oldukça değişiklik gösterebiliyor. Burada fiyatı etkileyecek en önemli etkenlerden bahsedecek olursak eğer işlemin yapılacağı klinik ve ekip oldukça büyük önem arz etmektedir. Mide botoksu işlemini uygulayacak doktorun bilgi ve tecrübesi mide botoksundan fayda sağlayabilmek için en önemli etkenlerdendir. Çünkü mide botoksunda midenin uygun yerine etkin ve uygun dozda yapılan enjeksiyonlar kişiye katkı sağlamaktadır. Ayrıca mide botoksu işlemi sonrasında ekibin hastayı takibi önemli bir parametredir.

Şu anda piyasada pek çok kliniğin işlemi yaptıktan sonra hastayı bir daha görmeyerek bilmediği bu yolda kaderiyle baş başa bıraktığını görmekteyiz. Mide botoksu işlemi sonrası  doktorun takibiyle birlikte bariatrik alanda uzmanlaşmış bir bariatrik cerrahi diyetisyeninin hastayı düzenli takibi bu yolda hastayı başarıya ulaştıracak en önemli argümandır.  Mide botoksu günümüzde oldukça popüler bir uygulama haline gelmekle birlikte piyasada da oldukça farklı marka ve firmalar piyasada pazar payı edinmeye çalışmaktadır. Piyasada oldukça ucuz tabiri caizse merdiven altı ürünler bulunmaktadır. Mide botoksunun etkinliği için doğru botoks seçimi ve botoksun soğuk zincir kurallarına uygun taşınması şarttır.


mide-botoksu-nedir.jpg

Mide Botoksu nedir sorusu hastalarımızdan bize en çok gelen sorulardan olup son yıllarda oldukça popüler olan bir kilo verme yöntemidir. Mide botoksu 16-65 yaş aralığındaki kişiler, fazla kilosu olanlar, ameliyat için uygunluğu olmayan veya daha önce tüp mide veya mide bypass ameliyatı olmuş olup yeterli kiloyu veremeyen veya verdiği kiloları geri alan kişiler için uygundur. Mide botoksu endoskopik ortamda uygulanan midenin açlık ve tokluk hormonlarının salgılandığı yerlere botulinum toksini enjekte edilerek mide hareketlerinin yavaşlaması ile birlikte amaç kişinin açlık hissini azaltmak ve kişide tokluk hissini arttırmaktır. Mide botoksunun bu etki mekanizmasıyla besinler midede daha uzun süre kalarak ince bağırsağa geçişi yavaşlar ve kişi kendini tok hissettiği için yemek yeme dürtüsü yani iştah azalır. Beslenme uzmanının bireye özgü önerileri ile birlikte yürünen bu yolda kişilerin uyumlulukları halinde kişilerin ideal kilogramlarına gelmesi hedeflenir. Mide botoksu midenin uygun alanlarına ve yeterli miktarlarda enjekte edildiğinde oldukça etkili bir kilo verme yöntemidir. Mide botoksu işlemi etkin yapıldığı takdirde kişinin yaş, cinsiyet, vücut kütle indeksi, fiziksel aktivite durumu ve beslenme düzenine bağlı olarak 10-25 kg arası kilo verimi sağlanabilir.

Mide botoksu işleminden sonra kişiler doktorunun ve beslenme uzmanının önerilerine uyumu ile birlikte bahsettiğimiz kilolarının üzerinde de kilolar verebilir. Mide botoksu işlemi bir ameliyat değildir, kişinin endoskopik olarak midenin belirli noktalarına uygulanan ve kişinin genel anestezi gerektirmeden sedasyon ile uyutularak hiçbir ağrı, acı, bulantı hissetmediği yaklaşık 15-20 dk süren konforlu bir yöntemdir. Mide botoksu işleminden sonra hastanede yatmak gerekli değildir. Kişiler birkaç saat müşahede altında tutulduktan sonra günlük hayatlarına rahatça dönebilmektedir. Mide botoksu işlemi uygun dozda ve midenin uygun noktalarına yapılırsa mide içerisinde kalıcı hasar bırakma riski oldukça düşük olan güvenilir bir yöntemdir. Mide botoksu işleminde kullanılan botulinum toksini kozmetik alanlarda da sıklıkla ve güvenle uygulanmaktadır. Mideye uygulanan botoksun eğer hastanın alerjisi ve kas hastalığı yok ise ciddi bir yan etkisi bulunmamaktadır.


mide-botoksuna-nasil-karar-verilir.jpg

Mide Botoksuna Nasıl Karar Verilir ?

Mide botoksu uygulaması fazla kilosu olan kişiler tarafından oldukça sık tercih edilen bir obezite tedavi yöntemidir. Obezite ile mücadele yolunda mide botoksu ile kilo vermek isteyen hastanın detaylı anamnezi (hastanın tıbbi öyküsü) ile birlikte boy-kilo değeriyle vücut kütle indeksi tespit edilerek hastanın Bia dediğimiz yağını, kasını ve diğer vücut parametrelerini detaylı olarak ölçtüğümüz vücut analizi alınarak hastanın mide botoksu işlemine uygunluğuna karar verilir.

Mide botoksu uygulanacak hastanın midesinde gastrik, ülser ve kanser gibi hastalıkların olmaması gerekir. Hastalığın varlığında öncelikle hastanın uygun tedavisi yapılır ve ardından mide botoksu işlemi uygulanabilir. Mide botoksu işlemi uygulanacak hastanın mental olarakta işleme hazır olması işlemi uygulayacak ekip içinde, hasta içinde önemli bir parametredir. Mide botoksu işlemine karar vermiş hasta öncelikle yürüyeceği yolun bilincinde olmalıdır. Yürünen hiçbir yolda mucize yoktur. Hasta işlem öncesi detaylı bilgilendirilmeli ve soruları detaylı cevaplandırılmalıdır. Mide botoksuna karar veren hasta için doktorunun ve bariatrik cerrahi beslenme uzmanının önerilerine uyumu mide botoksu ile amaçlanan başarıya hastayı ulaştıracaktır.


bariatrik-cerrahi-sonrasi-beslenme-1200x801.jpeg

Obezite; “Dünya Sağlık Örgütü tarafından sağlığı bozabilecek anormal aşırı yağ birikimi olarak tanımlanmaktadır.” Obezite sadece bir beslenme veya yetersiz hareket sonucu ortaya çıkan bir estetik sorun değil çok boyutlu kronik; tedavi edilmediği takdirde yaşam kalitesi kesin olarak azaltan ve ölümcül sonuçları olan ciddi bir hastalıktır. Obezite Cerrahisi obeziteyi gidermek amacıyla yapılan cerrahi müdahelelerin tamamınına verilen isimdir ve tıpta “bariatrik cerrahi” denilmektedir.

Ülkemizde ve dünyada artan obezite prevalansı nedeniyle bariatrik cerrahi ameliyatlarına olan ilgi de bu oranda artmıştır. Fakat cerrahi kesin çözüm yolu olarak düşünülmemelidir. Ameliyat sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmak için bir araç şeklinde düşünülmelidir. Bariatrik cerrahi beslenme alışkanlıklarını bir ömür boyu değiştirecek köklü bir değişim sürecidir. Ameliyat sonrası azalan ve hatta neredeyse tamamen ortadan kalkan iştah durumu ve küçük porsiyonlarla oluşan doygunluk hissi bu ameliyatlar sonrası bireyin sürece uyum ve başarı sağlamasına olanak tanır.

Bariatrik cerrahi sonrası ilk hedef makro (proteinler, karbonhidratlar ve yağlar) ve mikro (vitaminler ve mineraller) besin ögelerinin yerine konulması ve yeterli hidrasyonun (sıvı desteği) sağlanmasıdır.

Bariatrik Cerrahi Operasyonu Sonrası Beslenme Önerileri

  • Operasyon sonrası (operasyonun türüne göre) ‘ Berrak sıvı – püre – yumuşak katı gıda ’ geçişlerini beslenme uzmanınızın kontrolünde adımlandırılmalıdır.
  • Yeterli hidrasyonu sağlayabilmek için günde ortalama 1.5 – 2.5lt. su tüketmeli.
  • Yeterli miktarda protein alınmalıdır.
  • Operasyon sonrası 1 ay gaz problemleri yaşanmaması için sakız
  • çiğnenmemeli ve pipet kullanılmamalıdır.
  • Hiçbir besin çok sıcak veya çok soğuk tüketilmemelidir. Ilık tüketilmelidir.
  • Katı ve sıvı ayrımına dikkat edilmelidir. Katı yiyecek ile sıvı içeceği aynı anda tüketmeyiniz.
  • Alkol, gazlı içecekler ve meyve suları yüksek kalori içerir ve iştahınızı arttırır, bu yüzden uzak durulmalıdır.
  • Besinleri küçük parçalar halinde uzunca çiğneyerek tüketilmelidir. Bir öğünü tüketmek yaklaşık 30-40 dk vaktinizi almalıdır.
  • Operasyon sonrası en az 1 ay kafein tüketimi sınırlandırılmalıdır.
  • Ortalama 3-6 ay gaz yapması nedeniyle kuru baklagiller (mercimek,nohut, kuru fasulye vb.) tüketilmemelidir.
  • Yağda kızartma, kavurma gibi yöntemler yerine ızgara, haşlama, buğulama veya fırın yöntemleri seçilmelidir.
  • Bedeninizi ve midenizi en iyi siz tanıyorsunuz ! Doygunluk hissinin gelmeye başladığı an yemeyi sonlandırmalısınız. Tıkanmışlık hissi ve karnınızın ortasında baskı durumu yaşanmamalıdır.
  • Egzersizi mutlaka hayatınıza entegre etmelisiniz !! Operasyon sonrası ilk 15 gün hafif-orta tempoda yürüyüşler, 15 gün sonrasında yüzme ve 2 ay sonrasında ağır sporları yapabilirsiniz.

Unutmayınız, hiçbir yolda tek başına mucize yok. Operasyon sonrası başarı sizin beslenme programınıza uyumunuzla orantılıdır.

Dyt. Seda DOYAN

 




Yasal Uyarı


Bu web sitesi sağlık hizmeti vermemektedir, insanları bilgilendirmek ve sitemiz hakkında bilgi vermek amacı ile hizmet etmektedir. İnternet sitesinde yer alan bilgiler hastalıkların tanı veya tedavisinde kullanılmak üzere verilmez. Site içeriğimizde yer alan bilgiler tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak sorumluluk siteyi ziyaret eden kişiye aittir.




    Adınız

    Telefon No

    Sorunuz



    İletişim Bilgileri


    Adres: Küçükbakkalköy, QBMED Plaza, Işıklar Cd. No:37, 34750 Ataşehir/İstanbul



    Çalışma Saatleri: Hafta İçi: 09:00 – 17:00, Cumartesi: 09:00 – 13:00


    Designed by ROAS Project Dijital Pazarlama 2021. All rights reserved.